Bu yazıyı yazma amacım kendi hayallerimi daha fazla realize etmek, düşüncelerimi yazı yoluyla somutlaştırmak.

En çok da üniversite ve meslek konularına değinmek istiyorum.

Yazının başlığında sesli düşüneceğimi söyledim çünkü biraz öyle olacak.

Bu tür şeyleri kimseyle konuşarak tartışmam, fikrini almak istemem. Yanlış anlaşılmasın, benim hakkımdaki görüşlerini merak ederim, sorarım da; kendimi geliştirebilmek için. Asıl istemediğim, ne yapacağımın ya da yapmak isteyeceğimin bana söylenmesi.

Evet kimseyle tartışmıyorum ama bloguma koyuyorum. Herkes okuyabilir çünkü. Öğrenmenizde bir sakınca yok.

Hazırsanız başlayayım;

____________________________________________________________________________________________

Üniversite ve Sınavlar

İstanbul’da, oldukça başarılı bir Anadolu Lisesinde okuyorum. 2 sene sonra üniversite sınavlarıma gireceğim.

Hayallerimin yolu buradan geçiyor. Bu yüzden  üniversite sınavları önemli. Fakat benim için ölüm kalım meselesi değil.

Küçük ya da büyük, tam bilemeyeceğim. Bu sadece bir adım. 

Tam resmi görebilmek için ancak dağları tepeleri aşıp zirvedeki manzaraya bakmam gerek.

Hayallerimle aramdaki  köprüye benzetiyorum ben YGS / LYS’ yi.

Arada koca bir istemediğim hayat uçurumu var. Oraya düşersem de dünyanın sonu değil, hiç bir şey imkansız değil ama orayı ben istemiyorum, orası kesin.

Köprü üniversite oluyor.

Uçurumun ardı istediğim hayat tarzındaki insanların olduğu hayallerimi gerçekleştireceğime inandığım harika bir seviye.

Ben kafamda böyle canlandırdım.

Aslında başka bir yolu da düşündüm zamanında. ” Üniversiteye gitmemek. “

Uçurumu atlayarak geçmeyi denemek. Ama vazgeçtim, o yoldan korktum. Aşırı risk içeriyor. Yolun sonunu varana kadar göremiyorsunuz.

Karanlık bir yolda ilerlemek gibi. Bu yola girip çıkamayanlar, istemediği hayata mahkum olanların sayısı o kadar fazla ki. Başarılı olanıysa çok çok az.

Ben üniversite yolunu; güvenli yolu tercih edeceğim.

Güvenli yolu tercih demek finansal olarak güvende ve monoton bir hayat hikayesi demek değil tabii ki. Ben yine aynı benim.

Kafama koyduğuma girişir, daldan dala atlarım. Aklıma sık sık fırlama fikirler gelir, duyanların kahkahaları dinmeden bir de bakmışsınız tam da onu başarmışım.

Hem hayatın en güzel dönemlerinden biri demiyorlar mı üniversite için? Genel kültür, sosyallik, bağlantılar, gezmeler vs. çok eğlenceli aslında. Önceden neden öyle düşünmüşüm hiç anlamıyorum.

 

____________________________________________________________________________________________

Meslek  ve Hayallerim

Meslek hedefim henüz tam oturmadı kafamda. Kendime serbest ama sıkı disiplinli bir çalışma hayatı sunacağım için henüz bilmemem normal diye düşünüyorum.

Meslek belirlemedim dedim çünkü girişimcilik bir meslek değil sanırım. Ben girişimci olmak istiyorum.

Ben kişinin mesleğini; üniversitede okuduğu bölümün adı şeklinde oluşan etiketi değil, hayatı boyunca tırnağıyla kazıyarak başardığı işler sonucunda kazanılan ünvanı olarak görüyorum.

Dünyaya ve Türkiye’ye faydalı bir insan olmak istiyorum. En çok da Türk gençlerin ilham kaynağı olmak istiyorum. Sadece ilham değil, iş kaynağı da olmak istiyorum. Çabalayacak enerjiyi kendilerinde bulurlarsa her şeyi yapabileceklerinin canlı örneği olmak istiyorum. Beni görüp tanıyan gençler öyle bir gaza gelsinler ki benim 10 katım kadarını başarsınlar istiyorum. Ülkem gelişsin, diğer ülkelere örnek olsun istiyorum. Kapitalist düzen fakir kesim tarafında biraz gevşesin, aradaki uçurum küçülsün istiyorum. Dünya daha güzel bir yer haline gelsin, birlikte güzelleştirelim istiyorum.

Büyük işlerin lideri olmak istiyorum. Büyük işler başarmak istiyorum.

Belki de ulaşılmaz hayaller kuruyorum, fanteziler türetiyorum kafamda. Belki de hayatın sert gerçekleri canımı yakacak ve umduğumu değil bulduğumu yediğim bir geleceğim olacak.

Bu düşünceye de şöyle bir strateji geliştirdim; dene ve gör. Deneyeceğim, başaramazsam tekrar deneyeceğim, başarma ihtimalim kalmamışsa sonraki mücadeleye girişeceğim.

Zekamı kullanarak kendi ayaklarımın üzerinde durmayı başarana , dünyayı kendime uydurana kadar deneyeceğim.

Hayat beni değiştiremeden, ben onu değiştirebilecek miyim?

Yaşım, başım ve tecrübeme bakılırsa bunun cevabını bilmem mümkün değil. Başkalarına da bu soruyu yöneltip, hayallerim şöyle, başarabilir miyim başaramaz mıyım diye sormak çok saçma geliyor.

Ne yani, yapamazsın derse vaz mı geçeceğim, başarırsın derse gaz vermekten başka bir işe yarayacak mı? Bana yardım edecek mi? Hayır.

Kendi ayakları üzerinde durma hayalleri kuran insan hayal kurgusunun doğruluğunu teyit etmemeli bence.

Ama aklı başında, vizyon sahibi her yaşıtım gibi benim de kafam karışık. Hayallerim birbirine geçmiş durumda. Bir yandan dünyanın işleyişini kavramaya, öbür yandan kendi kafamın işleyişini kavramaya çalışıyorum.

İkisini birlikte kullanarak düşünmeye başladığımda, hayallerimi gerçekleştirmek için ilk adımı atmış olacağım kendi gözümde.

Başarı bir düşünme şeklidir. Öteyandan hiçbir iki kişinin düşünce yapısı aynı olamaz. Herkes kendi zihnini kendi yapılandırıyor.

Ben de kendi zihnimi yapılandırmaya, dünyamı kurmaya çalışıyorum.

 

_______________________________________________________________________________________

Üniversite Hedeflerim

Hangi bölümü seçersem seçeyim altta yazdığım Türkiye’nin en iyi 5 üniversitesinden birine girmek istiyorum;

  • Koç Üniversitesi
  • Boğaziçi Üniversitesi
  • Sabancı Üniversitesi
  • Ortadoğu Teknik Üniversitesi
  • Bilkent Üniversitesi

Önümde 2 sene var. 2 sene boyunca nasıl gerekiyorsa öyle çalışacağım, seçtiğim meslek dalının en başarılı, en imkanlı üniversitesine gireceğim. Yukarıdakilerden biri. Acaba hangisi benim gelecekteki üniversitem?

Belki de meslek dalına hala daha karar vermemiş olurum ve gidip gezdiğim, çok beğendiğim. Branş seçiminde ve bölüm geçişlerinde Türkiye’nin en özgür üniversitesi Sabancı Üniversitesi‘ni yazarım.

Şuan pek belli olmasa da bir ihtimal yurtdışına gider, orada okurum. Bu Amerika, Almanya gibi bir eğitim ülkesi olursa benim için harika bir fırsat olur.

Biz bu dünyada zaferden değil, seferden sorumluyuz. Ben çalışarak elimden geleni yapmak için kendi kendime söz verebilirim ama sonuç Allah’a emanet. Belki olur, belki olmaz. Belki de olmaması daha hayırlıdır. Bilemeyiz.

Eğer bu sınavlara girip elimden geleni yaparım, yine de işlerim istediğim gibi gitmez, hedeflerim tutmazsa; sonraki sene mezuna kalarak tekrar hazırlanmayı düşünürüm. Bu sefer de olmazsa “nasip değilmiş” derim ve yaptığım puanla girebildiğim en uygun üniversiteye yerleşirim. “Belki de beni istediklerime ulaştıracak yol böyledir” diye düşünürüm.

Biz insanlar her ihtimali hesaplayarak en doğru seçimi yapabilecek kadar akıllı yaratılmadık. Oldukça aciz varlıklarız. Bizim için plan yapan başka biri var, dünyanın kuralları ona ait. Bizim için en doğrusunu o bilir.

O yüzden ben, küçük saçma isteklerimde ısrar etmek yerine benim için en hayırlısını vermesi için Allah’a dua ediyorum.

Size de tavsiye ederim:

Yükünüzü gemiye bırakın, kontrol edemeyeceğiniz değişkenler için kendinizi sıkmayın.

Üniversiteye girdikten sonra yapmak istediklerim artacak tahminimce. Çünkü yaşım, akıl yaşım ve bilgimin arttığı, gençlik enerjimin üst sıralarda olduğu, üniversiteli reşit bir birey olacağım.

Yapamadıklarım için bahane türetemeyeceğim. Kendimden tamamen ben sorumlu olacağım.

Aslında böyle düşününce biraz ürkünç geldi.

Reşit olmak zor olsa gerek. Ama yapacak bir şey yok. Zaman durmuyor, yıllar akıp gidiyor.

O yıl da gelecek elbette. Ben de gücüm yettiğince hayatla mücadele edeceğim, etmek zorundayım.

Fakat ne dedim, yapmak istediklerim artacak. İş başa düşecek.

Üniversitede kendimi geliştireceğimhayat planları yapacağım. Girişimciliğin temellerini de orada atacağımı düşünüyorum.

Okulla beraber üretkenlik sınırlarımı farkedeceğimi düşünüyorum. Yeteneklerim ve yapmak istediklerim zamanla ortaya çıkacak. Onlarla ilgili adımlar atacağım.

Velhasılı kelam, güzel olacak. Hayallerime ulaşacağımı hissediyorum. Kötü anlarımda bana enerji veren, zorluklarla mücadele etmemi sağlayan da genelde bu oluyor.

Hayallerim bana ulaştığında ben de onları dünyaya ulaştıracağım. Çünkü yalnızca benim lehime değiller. Birçok kişinin hayaline ortak olacak nitelikteler.

Ben geniş çaplı, çok fazla insanın hayatına dokunarak onların da hayallerine ortak olan işler yapacağım. Gezegenimizin ihtiyacı olduğunu hissettiğim bazı proje hedefleri oluşuyor kafamda. Onları başaracağımı düşünüyorum. Hem, neden düşünmeyeyim ki.

Büyük işler yapmak isteyenlere; ” Önündeki tek engel kendinsin. “ derler. Doğrudur bence. Çünkü ” Nereye gittiğini bilen birini kimse durduramaz. ” 

 

________________________________________________________________________________________

Merak Edenler İçin Not: Yazıda kullandığım resimler Zootropolis ( Zootopia ) adlı  Oscar’lı ( En iyi Animasyon Film ) filmden kesitlerdir.

________________________________________________________________________________________

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sonraki yazılarımda görüşmek üzere.

Hoşçakalın.

 

 

 

Written by Fatma Betül Gökce